Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez. Bunun dışındakini dilediği kimse için affeder. Kim Allah’a ortak koşarsa şüphesiz büyük bir günah ile iftira etmiş olur.

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdülillahi Rabbil Alemin,

Salat ve selam âlemlere rahmet olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’e, ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

TABERİ TEFSİRİ

Nisa süresi 48. ayet

Bu âyet-i kerime, Allah’a ortak koşmanın dışındaki büyük günahların affedilip edilmemesinin, Allah tealanın dilemesine bağlı olduğunu, dilediği kimseden bu günahları affedip dilediğine de azap edeceğini beyan etmektedir. Nitekim diğer âyetlerde de şöyle buyurulmaktadır: “Allah’a samimiyetle iman edin. Ona ortak koşanlardan olmayın. Kim Allah’a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp kuşlar tarafından kapılmış veya rüzgarla uzaklara sürüklenmiş gibidir. [Hac suresi, 22/31] Kim Allah’a ortak koşarsa şüphesiz ki Allah ona cenneti haram kılmıştır.” [Maide süresi, 5/72]

Abdullah b. Ömer bu âyet-i kerimenin nüzul sebebi hakkında şunlan soylemistir: “Ey Muhammed, kullanma şöyle dediğimi söyle: Ey kendi aleyhlerine haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki al-lah bütün günahları bağışlar. [Zümer suresi, 39/53] âyeti nazil olunca bir kişi ayağa kalktı ve de­di ki: “Ey Allah’ın Resulü, Allah’a ortak koşmayı da mı? “Resulullah bundan hoşlanmadı ve “Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez.” âyetini okudu.

Yine Abdullah b. Ömer diyor ki: “Biz sahabiler topluluğu, adam öldürenin, yetim malı yiyenin, yalan yere şahitlik edenin ve akrabalık bağını koparanın cezalandırılacağında hiç şüphe etmiyorduk. Nihayet, “Şüphesiz ki Allah kendi­sine ortak koşulmasını affetmez. Bunun dışındakilerini dilediği kimse için affe­der.” âyeti nazil oldu. Biz böyle düşünmekten vazgeçtik. Çünkü bu âyet beyan et­ti ki, her büyük günah işleyen, Allah’ın iradesine kalmıştır. Allah dilerse onu affeder dilerse azap eder. Yeter ki işlediği büyük günah, Allah’a ortak koşmak olmasın.