Sünnete ve Şer’i Delillere Saygı Göstermek

İbni Mes’ud radıyallahu anh şöyle demiştir: “Yalnızca sünnet ile yetinmek, bid’ate götürecek bir içtihattan daha hayırlıdır.”

Ebu Osman el Hayri ise “Kim sözlerinde ve fiillerinde sünnete uyarsa, hikmetle konuşur kimde hevasını uyarsa bid’atle konuşur.” demiştir.

Malik’e Amr b. Dinar’dan niçin hadis olmadığı sorulmuştu. Bunun üzerine”Yanına gittiğimde ondan ayakta hadis dinliyorlardı. Ayakta Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin hadislerini dinlemekten haya ettim” dedi.

Sehl bin Abdullah şöyle demiştir: “Bizim için 6 şey asıldır: Allahu Teala’nın Kitabına sarılmak, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetine uymak, helal yemek, başkalarına eziyet etmemek, günahlardan kaçınmak, tövbe etmek ve hakları ödemek.”

Şu hususların zihinde tutulması hadislere ve seleften gelen diğer rivayetlere tazimde kişiye yardımcı olur;

Kendileri ile amel edilmelerini gerektirmeleri: Amel hakiki sevginin göstergelerindendir. Nitekim Allahu Teala söyle buyurur; “Resulüm de ki eğer Allah’ı seviyorsanız Bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Ali İmran 3/31)  Bunun için sevenler üç kısma ayrılır: Sevgiliden isteyenler, sevgiliyi isteyenler, sevgiliyle beraber sevgilinin istediğini isteyenler. Bu son kısım en üstün olandır.

Bu rivayetlere uymanın İslami bir emir oluşu; Nitekim Resulullah Sallallahu Aleyhi sellem şöyle buyurmuştur; “O zaman sizin üzerinize gerekli olan Benim sünnetime ve doğru yolda olan Hulefayi Raşidin’in sünnetine sarılmanızdır. Bu sünnetlere sımsıkı sarılın.” (Ebu Davut)

Sünnet ve cemaatin önemine işaret eden hadislerin, kendilerine uyanların itibarını yükseltmesi;

Tabi olanla olmayanı ayırt etmede şaşmaz biraz ölçü olmaları; Hadisler ve diğer muteber rivayetler, inanç esasları, ahlak, muamelat ve dinin tamamı için birer kaidedir. Aynı zamanda Allahu Teala’nın; “Böylece sizi mutedil bir millet kıldık.”( Bakara 2/43) ayetiyle ifade ettiği üzere tüm bu rivayetler birer itidal unsurudur.

Kıyamete kadar baki kalacak olan birer gerçek olmaları;  Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. “Ümmetimden bir grup hak üzere olmaya devam eder, muhalefet edenler onlara zarar veremezler. Allah’ın emri (Kıyamet) onlar bu halde iken gelir.” (Buhari)

Bozulmamış fıtratlara her zaman ve her mekanda uygun düşmeleri; Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır “Resulüm Sen yüzünü Hanif olan dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir.” (Rum 30/ 30)