Sigorta

Elhamdülillahi Rabbil Alemin,
Salat ve selam âlemlere rahmet olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’e, ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

Soru:

Sosyal sigorta, sağlık sigortası, mal mülk için yapılan sigortaların ve diğer sigortaların hükmünü sormak istiyorum. Bu sigortaların Harameyn bölgesinde güncel sorunlar içerisinde yer aldığını ve fasit hükümet tarafından herkesin buna mecbur tutulduğunu da ifade etmek isterim. Dolayısıyla ben bu sigortaların hükmünü sormak, sahih mi, caiz mi olduğunun Müslümanlara izah edilmesini istiyorum. Aynı arabalar için yapılan sigorta gibi mecburi olarak herhangi bir sağlık şirketinden sigortam yapılmış ise ve benim de tedavi olmak için bundan başka bir çıkar yolum yok ise, benim bu sigortayı kullanmam caiz midir?

Cevap:

Günümüzde sigorta iki çeşittir;

Birincisi; (Teavüni) Yardımlaşma sigortası; Üyelerin belirli miktarda üyelik ücretini ödemesiyle ve ortak katılımıyla gerçekleşen, her bir üyenin veya içlerinden birisinin bir felaketle karşı karşıya kaldığında zararını telafi etmeyi amaçlayan bir sigorta sistemidir.  Bu sigorta sisteminde; Üyelerin ödemiş olduğu taksitlerden elde edilen mevcut biriken miktarın, meydana gelmiş mevcut zararı karşılamaması durumunda üyelerden izafi ücret talep edilerek bu zarar telafi edilir.

Şayet ödenmiş olan bu taksitlerden toplanan paralar, mevcut zarardan fazla ise, üyelerin bu paraları geri alma hakkı doğar. Bu çalışmaya üye olan her bir kimse sigortalı ve sigorta yapmış demektir. Bununla birlikte bu cemiyet ise bazı üyeler tarafından idare edilmektedir.

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere bu tür sigortalar; yardımlaşma ve dayanışma üzerine kurulmuş, kâr amacı gütmeyen cemiyetlere benzer. Dolayısıyla yukarıda da ifade edildiği gibi bu tür cemiyetlerin kurulma hedefi; bu cemiyete üye olmuş kimselerin başına gelen zararların, bu cemiyet üyelerine dağıtılmasıyla zararın giderilmesini hedeflemektedir.(Büyük âlimler araştırma heyeti)

İkincisi; Ticari sigorta: Sigorta kelimesi söylendiğinde veya herhangi bir şekilde kullanıldığı zaman kastedilen sigorta türü işte bu sigorta türüdür.

Sigorta yaptıran kimse; belirli zamanlarda, sigorta şirketi tarafından tayin edilmiş taksit miktarını sigorta yapan şirkete ödemeyi taahhüt eder.  Bu yapılan taahhüt karşılığında ise, sigorta yapan şirket, sigorta yaptıran kimsenin zararı söz konusu olduğunda, zararını ödemeyi kabul eder.

Bu çeşit sigorta diğer sigortalardan şu şekilde ayırt edilir. Bu çeşit sigorta da hasar ve tehlike söz konusu olduğunda, sigorta şirketi tarafından taahhüt edilen zarar miktarı ödendikten sonra geri kalan parayı, sigorta yapan şirket kazanç olarak alır. Sigortayı yaptıran kimse ise bu parayı alamaz.(Büyük âlimler araştırma heyeti)

Yukarıda beyan edilen birinci çeşit sigorta yani (teavüni) yardımlaşma türü sigorta, bir grup insanın ihsan(iyilik) ve bağışta bulunmasıyla çalışan bir şirkettir. Mesela; Bir sülalenin veya aynı mesleğe sahip olan kimselerin kurmuş olduğu ya da bir bölge insanının kurmuş olduğu sigorta türüdür.

Bu sigorta; her ay belirlenen taksitlerin üyeler tarafından ödenmesi ve herhangi bir üyenin başına sıkıntı geldiğinde veya yaşlılık halinde yahut başka üzerinde anlaşılan bir şey söz konusu olduğunda, bu mevcut toplanmış taksitlerden ödeme yapılır. Geri kalan mevcut para ise, bu cemiyete üye olmuş kimselerin yararına kullanmak üzere yardımlaşma cemiyetinin kasasında kalır. Dolayısıyla bu çeşit bir sigorta çalışmasında kazanç veya kâr elde eden bir taraf yoktur.

Bu sigorta çalışmasında, memur veya bu cemiyete üye olan her bir kimse sigorta primini taksit olarak öder aynı şekilde şirket, müessese veya devlet taksit olarak ödeme yapar. Dolayısıyla bu çeşit bir sigorta; kandırma ve belirsizlik içerir. Çünkü bu çeşit sigortaya üye olmuş kimseler; başlarına bir sıkıntı, hastalık veya başka bir şey gelmemesine rağmen birçok taksit öderler. Fakat diğer taraftan da bu sigortaya yeni üye olmuş bir kimse henüz belki bir taksit ödemeyle, başına gelen bir sıkıntıdan dolayı faydalanabilir.

Fakat burada şu ifade etmek yerinde olacaktır ki; bu tür sigorta çalışmalarında; belirsizlik ya da kandırma etki etmez. Zira bu sigortalar dayanışma, gönül rızasıyla oluşturulmuş ve iyilikte bulunma üzerine kurulmuş sigorta türüdür. Bu tür çalışma aynı İslam hukukunda evveliyatından beri mevcut olan “Âkile”(Akile; Maktulün diyetini ödemeyi sadece suçlu üzerinde bırakmayıp onun yakın akrabalarına da ödeme sorumluluğu (Çev.) sistemi ne benzer. Veya fıkıh kaidesinde belirtildiği gibi “Karşılıklı bedel değişme anlaşmalarında göz yumulmayan şeylere bağış ve iyilik anlaşmalarında göz yumulur”

İşte Haremeyn bölgesinde caiz olduğuna dair fetva verilen sigorta çeşidi budur.

Ticari sigorta ya gelince yani kazanç ve kâr elde eden bir şirket söz konusu olduğunda, mesela arabalar için veya başka şeyler için yapılan ticari amaçlı sigortalar.

İşte bu tür sigortalar; Haremeyn bölgesinde veya diğer devletler de haram olduğu hususunda fetva verilen sigorta türüdür. Nitekim sahih delillerin göstermiş olduğu da, bu tür sigortanın haram olduğu yönündedir.

Suudi Arabistan daimi fetva komisyonu ve büyük âlimler araştırma heyetinin vermiş olduğu karar bu şekildedir;