Sahabenin kıymetinin bilinmemesi

Sonuç itibarıyla sahabenin üstünlüğünü ve konumunu takdir edememek olarak ifade edebileceğimiz, değişik maksatlarla ve türlü şekillerde sahabe hakkında takınılan bazı tavırlarda Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e karşı sergilenen kabalıklar arasında sayılır. Halbuki onlar en hayırlı nesildir. Onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin payına düşen bir nesildir ve Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem de onların payına düşen bir peygamberdir.

Onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte olmanın şerefine erişmiş, O’nun cemaliyle nurlanmışlardır. Bundan dolayıdır ki hadis kitapları gerek toplum gerekse fert olarak muhacirle Ensar’ı ile onları öven, onların adaletini ifade eden hadisler ile doludur. Bizim payımıza da bu şerefli nesille onur duymak düşmektedir.

Kuranı Kerim’de onları öven, onların üstünlüklerini belirten ayetler mevcuttur. Bunların birkaçı şöyledir;

“(İslam dinine girme hususunda) öne geçen ilk Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.” Tevbe 9/100

“Hamdolsun ki Allah Müslümanlardan bir grubunun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra Peygambere ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle Ensar’ı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti.” Tevbe 9/117

“Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir.” Fetih 48 / 10

“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler vardır. İşte onlardan kimi sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir, kimi de şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmişlerdir.” Ahzap 33 / 23

Malını ve ailesini terk ederek ve Mekke’deki rahat yaşamını bırakarak, kendisini tehlikeye atıp Habeşistan’a ya da Medine’ye hicret edenleri bir düşün artık. Bu kimselerin imanlarından, dürüstlük ve ihlaslarından kuşku duyulması mümkün müdür. Allahu Teala Müslümanların cemaatine muhalefet eden, onlardan uzak duran ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in getirdiklerini terk eden kimseye; “Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra kim peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse onu o yönde bırakırız ve Cehenneme sokarız. O ne kötü bir şeydir.” Nisa 4/ 115 diyerek uyarıda bulunmuştur.

Sahabe arasında vuku bulan ihtilaflara gelince, kuşkusuz onlar da beşerdi ve günah işlemekten bütünüyle korunmuş değillerdi. Biz kimiz ki onlar hakkında hüküm vermeye, bazılarını haklı bulup bazılarını suçlamaya kalkışalım. işte böyle durumlardan kalplerimizi korumamız gerektiği gibi dillerimizi de korumalıyız. Takınılacak en emin ve en doğru tavır budur. Sonra çeşitli faziletleri Allahu Teala ve Resullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e iman, Allahu Teala yolunda Cihad, dinimize yaptıkları hizmet, arkalarında bıraktıkları faydalı İlim ve salih amel gibi özellikleri yanında onların tartışmaya açık olan tutumları pek az ve önemsizdir. Onlara ve Allahu Teala’nın onlara bahşettiği faziletlere ilim ve basiret ve biraz yakından bakan kimse onların nebilerden sonra en hayırlı topluluk olduğunu, onlar gibisin gelmediğini ve asla gelmeyeceğini bilir.

Ayrıca bilinmelidir ki bütün sahabiler ve onların Fazilet yönünden önde gelenleri, herhangi bir fitneye karışmamıştır. İbni teymiyye’nin “yeryüzündeki en sahih insadlardan biridir” diye nitelendirdiği Muhammed bin Şirin’den gelen İsnat ile sabit olmuştur ki İbni Şirin şöyle demiştir; “Bir fitne kopmuştu. Resullah sallallahu aleyhi ve sellem’in o vakit on binlerce ashabı vardı. Onlardan yüzü hatta 30 kadarı bile bu fitneye karışmadı.

Biraz sonra nakledeceğimiz hadisten de anlaşılacağı üzere onların bir hasenesi, başkalarının binlerce Hasensi’ne denktir. Basiret ve Akıl sahibi olan ve yalnızca ve yalnızca hakikatı arayan her bir kimse Allahu Teala’nın Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e kin güden ve dine zarar verecek kimseleri O’nun arkadaşı olarak seçmeyeceğini ve böyle kimselerin O’nun etrafında bulunmalarını izin vermeyeceğini idrak eder.

Hristiyanlar kendilerine sizin en hayırlınız kimlerdir diye sorulduğunda, İsa Aleyhisselam’ın ashabıdır demişlerdir. Müslüman olduklarını iddia eden bir grup ise sizin en şerlileriniz kimlerdir diye sorulduğunda, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin ashabıdır demişlerdir. Biri Hz Meryem’i diğeri ise Hz Ayşe’ye zina isnat eden iki tayfa.Sapıklık ve nefse uyma bu iki taifede nasılda toplanıyor. Halbuki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Ashabıma kötü söz söylemeyin. Sizden biri Uhud Dağı kadar altın infak etse,  onların İnfak ettiğine bir müddün ne de yarım müddün sevabına ulaşılabilir.” (Buhari) buyurmuştur.

Diğer Hazreti Peygambere Karşı Kaba Davranışlar Başlığı Altındaki Yazılarımız;

  1. Batında ve zahirde sünnetten uzaklaşılması
  2. Sahih hadislerin reddedilmesi
  3. Hz. Peygamberin yaşam biçiminden ve uygulamalarından sapılması
  4. Hazreti Peygamberden söz ederken saygıya riayet edilmemesi
  5. Sünnete ittiba edenlerden uzak durulması haklarında ileri geri konuştu onlarla alay edilmesi
  6. Mekanla ilgili sünnetlerin terk edilmesi
  7. Hazreti Peygamberin Hususiyetlerinin ve Mucizelerinin Tanınmaması
  8. Dinde bidat çıkarılması ya da bidatlere meyledilmesi
  9. Hazreti Peygamber hakkında ölçünün kaçırılması
  10. Hazreti Peygambere salat ve selam getirilmemesi
  11. Sahabenin kıymetinin bilinmemesi
  12. Hazreti Peygamber tazim edildiğinde tepki gösterilmesi