Resulullah ( sav ) Döneminde Hadislerin Yazıldığına Dair Deliller-2

Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh ) , bizzat Peygamber efendimizin mübârek ağızlarından işiterek çok ilim almıştır. Peygamberimizden birçok ilimleri öğrenmeye aşırı derecede meraklı idi. O’ndan işittiği her şeyi yazmak için izin istemiş ve aldığı müsâade üzerine pekçok hadîs-i şerîf yazmıştır. Eshâb-ı kiramdan en çok hadîs-i şerîf rivâyet eden Ebû Hüreyre ( radıyallahü anh ), Onun ilminin çokluğunu itiraf buyurarak: “Resûlullah’ın ( aleyhisselâm ) hadîs-i şerîflerini, benden çok ezberleyen ve rivâyet eden olmamıştır. Fakat Abdullah bin Amr, benden daha çok ezberlemiştir. Çünkü o, yazıyordu. Ben yazmamıştım” dedi. Abdullah bin Amr’ın ( radıyallahü anh ), Resûlullah’tan her işittiğini yazdığını gören Eshâb-ı kiramın ileri gelenleri, O’na: “Sen Resûlullah’tan her şeyi yazıyorsun. Halbuki Resûl-i Ekrem ( aleyhisselâm ) bazan gazâb, kızgınlık halinde, bazan da sevinçlilik halinde bulunup söz söylemektedir.” dediler. Bunun üzerine Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh ), işittiklerini yazı ile kaydetmek husûsunda tereddütte kalmış ve meseleyi Resûl-i Ekrem’e ( aleyhisselâm ) arz etmişti. Resûlullah efendimiz, Onu dinledikten sonra, buyurdular ki: “Yazmaya devam et! Çünkü, Allahü teâlâya yemîn ederim ki, ağzımdan hak (yani doğru, gerçek) olandan başka bir şey çıkmamıştır.”(1)

Re­sû­lul­lah’ın bu beyanı üzerine Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh ), Peygamberimizin bütün söylediklerini kaydetmek için azami gayret gösterdi. Artık tatmin olmuştu. Zira Cenâb-ı Hak, Yüce Resûl’ünün haktan başka bir şey konuşmadığını Kur’ân’ı Kerim’de beyan buyurmuştu.[2]

Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh ), Resûl-i Ekrem’den duyduğu hadisleri “Sâdıka” ismini verdiği eserinde topladı. Kendisine bu eserle ilgili soru soranlara şu cevabı verirdi:

“’Sâdıka’ adını verdiğim eserim, aramızda hiçbir vasıta olmaksızın doğrudan doğruya Re­sû­lul­lah’tan (a.s.m.) duyduklarımdır.”

Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh ) bu eseri için, “Onu bütün dünyaya değişmem.” dedi.[3]“Sâdıka” isimli bu eser bütün hadis âlim­lerine kaynak oldu.

Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh )’ın fazileti ve hadis ilmine yaptığı hizmeti takdirle karşılandı. Bir hadis deryası olan Ebû Hureyre Hazretleri, Abdullah bin Amr bin Âs ( radıyallahu anh )’ın bu üstünlüğünü şöyle dile getirmektedir:

“Hadis-i şerifleri benden daha çok ezberleyen ve rivayet eden olmamıştır. Fakat Abdullah bin Amr bin Âs bundan müstesnadır. O, benden daha çok ezberlemiştir. Çünkü o, hadisleri yazıyordu, ben ise yazmaz­dım.”[4]

Binlerce meseleyi Re­sû­lul­lah’tan duyan ve kaydeden  Abdullah gerçek manada bir hadis hocasıydı. Günümüzdeki hadis inkarcılarının durumunu tam olarak ortaya koyan şu hadisi şerifi nakletmiştir; “Allah ilmi, insanların kafalarından ve kalplerinden çekip çıkarmak suretiyle değil, aralarından âlimleri almak suretiyle kaldırır. Neticede hiçbir âlim kalma­yınca insanlar, cahilleri başa geçirerek, meseleleri onlara sorarlar. Onlar da bil­meden fetva verdikleri için, kendileri sapıttıkları gibi, başkalarını da sapıklığa düşürürler.”[5]

[1]Tabakât, 4: 262; 5: 64, 482; 7: 494.
[2]Necm Sûresi, 3.
[3]Üsdü’l-Gàbe, 3: 234.
[4]Buhârî, İlim: 39.

[11]Buhârî, İlim: 3; Müslim, İlim: 5.

Resulullah ( sav ) Döneminde Hadislerin Yazıldığına Dair Deliller