Rahat bir uykuya nasıl elde edebiliriz?

Elhamdülillahi Rabbil Alemin,
Salat ve selam âlemlere rahmet olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’e, ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

Rahat bir uykuya nasıl elde edebiliriz?

Rahat bir uyku elde edebilmemiz için 5 şeye ihtiyacımız var.

  1. Rahat vicdan
    2. Rahat mide
    3. Rahat zihin
    4. Rahat gün
    5. Rahat yatak

Bu 5 şey olursa rahat uyku da olur.

İlkinden başlayalım. Rahat vicdan, kimseye haksızlık etmeyeceksin, haram yemeyeceksin, insanların kalbini kırmayacaksın, zulmü etmeyeceksin, akşam yatağa başını koyduğun zaman vicdanın seni zorlamayacak. Daha da tehlikelisi var, eğer vicdanın ölmüşse bu tarz işler yapıyorsun ama başını yastığa koyduğunda ona rağmen bir şeyler seni rahatsız etmiyorsa sen zaten ölmüşsün. Ama seni rahatsız ediyorsa vicdanını rahatlatacak bir hayatın sahibi olmalısın ki akşam yastığa başını koyduğunda bu manada bir sıkıntın olmasın.Dolayısıyla rahat uygun uykunun en önemli şartı rahat vicdandır.

İkinci şart ise rahat midedir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz diyor ki midelerinizi üçe ayırın ve üçte biri boş kalsın dedi. Uykuyla yemek arasına en az 3 saat 4 saat zaman koyun dedi. Kendisi de böyle yaptı. Bu şekliyle rahat bir mide ile yatağa gidin ki Rahat bir uykuyasınız dedi.

Üçüncüsü rahat zihindir. Harama bakmış bir göz, akşama kadar haram dinlemiş bir kulak, peki bu halde yatağa girdiğin zaman zihin ne ile meşgul olacak? Gündüz ne ile meşgul olduysa gece de onunla meşgul olacak. Dolayısıyla gündüzün bu manada zihnini, aklını, fikrini, gözünü, kulağını Hatta burnunu bütün duyu organlarını helal olanlarla kuşatmalısın ki gece de rahat bir uyku uyuyabilesin.

Dördüncüsü rahat gün, gün içerisinde karşılaşılan zorluklarla, kavgalarla kargaşalarla mücadele etmek adına daha huşu içerisinde olursa kişi akşam yatağa girdiğinde de rahat bir uyku uyuyabilir.

Beşincisi de rahat yataktır. Vücudun, bedenin rahat algılayabileceği şekliyle olmalıdır. Bunun kuş tüyü yataklardan olması gerekmez. Kişi kendi bedenini farklı bir biçimde alıştırmıştır. Çok yumuşak bir yatakta yatmayı sever ya da sert bir yatakta yatınca daha verimli bir uyku uyur. Asıl olan uykusunu verimli olarak uyuyup uyuyamadığıdır.

Allah Resulü, rahat uyku noktasında hem kendi uygulamalarının üzerinden hem de sahabeye söylediklerinin üzerinden biz uyku ahlakına ait temel ilkeleri çıkarabiliriz. Bu konuda size 6 tane cümle vermek istiyorum.

  1. Çok değil, kıvamında uyu ki sıhhatli olasın.
    2. Az değil, kararında uyu ki kuvvetli kalasın.
    3. Her zaman değil, doğru vakitlerde uyu ki fayda bulasın.
    4. Sürekli değil, fasıla vererek uyu ki kalite elde edesin.
    5. Kafana göre değil, Sünnet’e göre uyu ki lezzet alasın.
    6. Unutarak değil, hatırlayarak uyu ki uyanabilesin.

Maddelerimizi biraz açalım. Efendimizin saat itibariyle kaç saat uyuduğunu tespit edebiliyoruz. Evet, o zamanlar saat yoktu ama daha net olarak anlaşılsın diye bu şekilde söylüyorum. Peygamber efendimizin bir vakit tayini yok, yani 8 saat uyuyun diye bir şey söylemiyor. Çünkü bunun saatle alakası yok. Bunun alışkanlıklarla alakası var bünye ile alakası var. 5-6-7-8 saat kişinin bünyesine göredir. Bu zaman dilimlerinden az ya da fazla uyumak ise kişiye hastalık getirir.

Allah Resulü Aleyhisselatu Vesselam dedi ki ümmetim hakkında en çok şu hususlardan korkuyorum; şişmanlık, uykuya düşkünlük, tembellik ve iman zafiyeti. Bakın işte burada da bir terbiye var. Bunları Biz aldığımız zaman, hayatımıza taşıdığımız zaman o terbiye sistemine girmiş oluruz.

Az değil kararında uyu ki kuvvetli kalasın! Az önce söylediğimiz gibi terbiyeye tabi olan bir uyku lazım hepimize ki kuvvetli kalabilelim. Televizyonun karşısında ya da internette, sosyal medyada şurada burada uyuya kalırsak bu sahip olduğumuz bedenimize ve uykuya zulm etmiş oluruz.

Ahzap suresinin 21. Ayetinin iniş sebebine dayanarak anlatıyorum. Sahabe’den bazıları peygamberimizin hanımlarından efendimizin gece hayatına dair bazı bilgiler alıyorlar ve düşünüyorlar. Sonra da şöyle bir söz veriyorlar kendi kendilerine O Allah’ın Peygamberi, Allah onun gelmiş geçmiş bütün günahlarını affetmiş. Biz ondan fazla yapmalıyız, ondan fazla gece namazı kılmalı ondan fazla oruç tutmalıyız. Ondan fazla Kur’an okumalıyız diyorlar. Efendimiz bundan haberdar olunca onları çağırıyor onları. Hayır diyor her hakkı sahibine veriniz. Bedeninizin sizde bir hakkı vardır, ailenizin sizde bir hakkı vardır, akrabalarınızın sizde bir hakkı vardır, benim sizde bir hakkım vardır, Allah’ın sizde bir hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını ödeyin diyor.

Bedeninde hakkı ödemeli. Uyku yararlı bir şekilde uyunmalı. Yani sen bu uyku süresini 4’den aşağıya düşürdüğün anda bedenine haksızlık etmiş oluyorsun. İşte bu yüzden Az değil kararında uyu ki kuvvetli kalasın.

Cenabı Hak zayıf, pısırık, pinti bir mümini sevmiyor. Güçlü, kuvvetli bir mümini seviyor. Böyle olabilmemiz için gecenin bu manada hakkını vermemiz lazım.

Her zaman değil, doğru vakitlerde uyu ki fayda bulasın. Demek ki uykunun zamanı itibariyle de bir probleminiz var. Allah Resulü Aleyhisselatu Vesselam yatsıdan sonra yatın diyor. Yatsıdan sonra fazlaca dünya sohbeti etmeyin diyor. Yatsıdan sonra uyku ile araya fazla zaman koymayın diyor.

Şu bilgiyi de verelim ki yanlış anlaşılmasın Efendimiz çoğu zaman yatsı namazını biraz geciktirerek kılardı. Ondan sonra da dünya kelamı etmeden, bazen ettiği de olurdu ama çoğu zaman etmeden yatardı. Sahabe veriyor bu bilgiyi bize Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yatsıdan önce uyumayı, Yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi. Bakın yatsıdan önce uyumayı da efendimiz hoş görmüyor.

“Resulullah (sas) yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.”(Buhari, Mevâkît, 23; Müslim, Mesâcid, 236)

 Abdullah b. Mes’ûd’da şunu söylüyor: “Resulullah (sas) bize yatsı namazından sonra gece sohbetlerini yasakladı.” (İbnMace, Salat, 12)

 Havvat b. Cübeyr(ra) şöyle der: “Gündüzün evvelinde uyumak dalgınlık, ortasında uyumak güzellik, sonunda uyumak ise ahmaklıktır.” (Buhari, Edebü’l-Müfred, 593; Hâkim, el-Müstedrek,5/538)

Bediüzzaman hazretleri gündüz uykusunu şu şekilde ayırıyor.

“Uyku üç nevidir: Gaylüle, Feylüle, Kaylüle”  (28. Lema, 9. Nükte)

Peki bu uyku vakitleri ne zamana tekabül ediyor.

Sabah namazını kıldınız. Daha sonra kerahet vakti giriyor bu vakitte ki uyku gaylüledir. Allah Resulü mekruh olarak ifade ediyor ve efendimiz ısrarla o vaktin seccade başında ya da ibadet ederek geçirmemizi istiyor. Efendimizin sabah namazını kılıp sonra da oturduğu yerden kalkmaz güneş doğuncaya kadar Allah’ı zikreder ve benim için Allah yolunda düşmana saldırmaktan daha evlâdır demiştir. Efendimiz o işi ne kadar faziletli olduğunu böyle bir kıyas yaparak ortaya koyuyor.

Feylüle, ikindi namazından sonra akşama kadar olan vakittir. Günün en bereketli vakitlerinden biridir. Eğer o vakitte uyunursa fakirlik sebebidir, bitkinlik ve dalgınlık sebebidir.

Sünnet olan uyku yani Kaylüle ise gündüzün ortasında olan uykudur. Bizde yanlış bir algı var. Zannediyoruz ki iklimden kaynaklanan bir şey hayır bugün Batı’da ayrıca özellikle Japonya’da bazı işyerleri verimi arttırmak için özellikle bunu yapıyorlar. Gündüz uykusu 1 saati geçen bir uyku değildir. Bu uykuyla amaç zihni tazelemek ve dinlendirmektir.

Sürekli değil, fasıla vererek uyu ki kalite elde edesin. Fasılayı teheccüd namazı ile vereceğiz. Rabbimize gecenin bir vaktinde sessiz ve içten bir şekilde dua edeceğiz.

“Gecenin sonunda kılınan iki rekât namaz, dünyadan ve dünyadakilerden hayırlıdır. Ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim, onlara teheccüdü mecburi kılardım.” (Müslim)

Kafana göre değil, Sünnet’e göre uyu ki lezzet alasın. Yatağa abdestli gireceksin. İhlas, Felak, Nas okuyacaksın ellerine üfleyecek ve ellerini vücudunu sıvazlayacaksın. Ayetel Kürsiyi okuyacak ve Hz. Fatıma’ya öğretilmiş günün son tesbihatı olan 33 kere subhanAllah, 33 kere Elhamdülillah ve 33-34 kere Allahuekber diyeceksin ve yatağa yatacaksın. Sağına yatacaksın, sağ elinin avuç içine yanağına koyacaksın, dizlerini de kendine doğru çekeceksin, kıbleye asla ayak uzatmayacaksın, başın kıble tarafında olacak. En son olarak da günün muhasebesini yapacak ve Allah adına neler yaptım neleri doğru neleri yanlış yaptım ve daha iyisi için neler yapmalıyım diye kararlaştırıp uyuyacaksın. Bunlar İslam’ın edebidir, ahlakıdır. Uykunun adabına ait Resulullah’ın söylediği şeylerdir. Bu halde uykuya başlarsan eğer farklı bir lezzet alacaksın.

Peki yatağa girdiniz yüzüstü yattınız. Peygamberimiz ne diyor biliyor musunuz? Bu tarz, bu yatış tarzı Allah’ın sevmediği bir tarzdır diyor.

“Bu, Allah’ın kızgınlığına sebep olan bir yatış tarzıdır!” (EbûDâvûd, Edeb, 95; Tirmizî, Edeb, 21)

Unutarak değil, hatırlayarak uyu ki uyanabilesin. Burda dikkat etmemiz gereken nokta kurduğumuz çalar saatlerle yetinmemek kalbimizi de bu mana da kurmalı ve o niyetle yatmalıyız. Peygamberimiz bakın ne diyor:

“Biriniz uyuduğu zaman şeytan onun ense köküne üç düğüm atar. Her bir düğümü attığı yere, “Gecen uzun olsun, yat, uyu!” diye eliyle vurur. Şayet o kimse uyanarak Allah’ı anarsa, düğümlerden biri çözülür. Abdest alırsa, bir düğüm daha çözülür. Bir de namaz kılarsa, şeytanın attığı bütün düğümler çözülür ve böylece neşeli ve huzurlu bir şekilde sabahlar. Allah’ı anmaz, abdest alıp namaz kılmazsa, uyuşuk ve tembel bir halde sabahlar.” (Buhari,Teheccüd, 12; Müslim, Müsâfirîn, 207)

Son söz olarak Hz. Ali’nin bir sözünü aktaralım.

“İnsanlar uykudadır (gaflettedir), ancak öldükleri zaman uyanırlar.”(Sehavî, el-Makasıdü’l-Hasene, s. 450)

 Allah gecelerimizi imar eylesin, gündüzlerimizi de o ruhla, o bilinçle inşa etsin inşaAllah

“Bütün uyuyanları uyandırmak için bir uyanık yeter.” (Malcom X)

Kaynak: Siyer TV – Muhammed Emin Yıldırım – Muhteşem Ahlak Dersleri