Müfessir Ne Demek ?

Müfessir ne demek ? Müfessir, Kısa ve anlaşılması güç bir metni açıklayan, açıklığa kavuşturan, metnin anlam ve amacı üstünde yorumda bulunan kimse demektir türk dil kurumundaki açıklamaya göre. İslami terim olarak müfessir ise, Kur’an’ı tefsir eden, anlamını açıklayıp yorumlayan ve bu maksatla eser yazan ilim adamı demektir.

Kur’an’ı tefsir edecek kişinin bazı ilimleri bilmesinin şart olduğunu söylemişlerdir. Bu şartları şu şekilde özetlemek mümkündür:

a- Arap dilini çok iyi bilmesi. Çünkü Kur’an, Arapça olarak inmiş ve Arapların dili kullandıkları üslûplara riayet etmiştir.

b- Nüzûl sebeplerini bilmesi. Nüzûl sebeplerini bilmek, anlamayı kolaylaştırdığı gibi, bazı durumlarda tercih edilecek manâyı yakalayabilmek konusunda da yönlendirici bir öneme sahiptir.

c- Rasûlüllah’ın sünnetini bilmesi. Rasûlüllah (s.a.s), Allah tarafından Kur’an’ı açıklamakla da görevlendirilmiştir. Ayrıca Rasûlüllah (s.a.s)’ın fiil ve davranışları, Kur’an’ın, pratik hayata aktarılmış şeklidir.

d- İçinde yaşadığı toplumu, toplumun sosyal meselelerini bilmesi. Zira toplumu bilmek, son derece önemlidir. Kur’an’ı tefsir etmekten maksat, topluma yol göstermek olduğuna göre, toplumun problemlerini bilmeyen bir kimsenin topluma yol göstermesi mümkün değildir.

e- Keskin bir zekâ ve kuvvetli bir muhakeme gücüne sahip olması. Ancak böyle bir özelliğe sahip olan bir ilim adamı insanlara faydalı olabilir. İlim adamı insanlara faydalı olabilir.

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi Kur’an-ı Kerim’i ashaba ilk açıklayan kişi Hz. Peygamber (sas) olduğundan ilk müfessir olarak da yine o kabul edilmiştir.

İbn-i Mesud (ö. 32/652), İbn-i Abbas (ö. 68/687-88), Übeyy b. Ka’b (ö. 19/640), Zeyd b. Sabit (ö. 45/665), Ebu Musa’l-Eşari (ö. 44/644) ve Abdullah İbn Zübeyr (ö. 73/692) sahabenin önde gelen müfessirleridir.

Abdullah b. Abbas, bunların başında gelir. Tabiiler devrinde Mekke okulunu kuran İbn Abbas’tır. Talebeleri arasında Mücahid (Ö. 103/721), Atâ b. Ebi Rebah (Ö. 115/733) İkrime (Ö. 105/723), Said b. Cübeyr (Ö. 95/714), Tavus (ö. 106/724) vb. kimseler sayılabilir.

Abdullâh İbn Mes’ud Irâk okulunu kurmuştur. Zeyd b. Eslem ise Medine okulunu kurmuş, oğlu Abdurrahman ve Enes b. Malik kendisinden tefsir okumuşlardır. Bunlardan sonra gelen müfessirler, bunlardan faydalanmışlardır (Subhi es-Salih, Mebâhis fi Ulumil-Kur’an, s. 289-290).

Yorumlar