Hz Peygamberi nasıl sevmeli ve O’na nasıl saygı göstermeliyiz ?

Allahu Teala Hz Peygamber’e her Müslümanın kalbiyle, lisanıyla ve tüm azaları ile takdir etmeye ve saygı duymaya çağıran birtakım güçlü özellikler, güçlü sıfatlar ve güzel ahlak bahsetmiştir. Hadis ehli kimseler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in özelliklerini belirtmeye, açıklamaya ve güzelliklerini belirtmeye, üstün yönlerini açıklamaya ve güzelliklerini serdetmeye ayrı bir özen göstermişlerdir.

Yalnızca onun kişiliğinden ve siretinden bahseden kitapların yanı sıra hemen her sahih, sünen ve benzeri hadis kitapları onun özelliklerinden bahsedegelmiştir.

Allahu Teala Nebisi için övme anlamı içeren “Muhammed” ismini seçmiştir. O, Allahu Teâlâ katında melekler, diğer Resuller ve her ne kadar bazıları onu tasdik etmese de yeryüzünde yaşamakta olan tüm canlılar katında övülendir. Çünkü onun özellikleri -bazıları kibirlenip inkar etse de- her akıl sahibine göre övgüye değerdir. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem kendinden bahsederken doğru söylemiştir. “Ben kıyamet gününde Ademoğullarının efendisiyim övünme yok. Kabirden ilk çıkacak olan, ilk şefaat edecek olan ve şefaati ilk kabul olunacak olan da benim.”

Allah Teala hurafeler, cehalet ve şık karanlığına gömülmüş olan beşeriyete O’nunla yardım etmiş, insanları onunla sıkıntılardan kurtarmış ve ümmeti onunla ıslah etmiştir. Böylece O insanlığın evveli ve sonu için hidayette mutlak imam olmuştur. Allahu Teala onunla beşeriyeti karanlıklardan nura, cehaletten ilme ve sapkınlıktan doğru yola çıkarmıştır. Onunla, görmeyen gözleri, duymayan kulakları ve kilitli kalpleri açmış, azlıktan çokluğa, zilletten izzete ve fakirlikten zenginliğe eriştirmiştir.

O hem kendinden önce gelenlere hem de kendinden sonra gelecek olanlara daha fazla söz söyleme ihtiyacı bırakmadan insanlara idraklerinin gücü ölçüsünde, Rablerini en güzel biçimde tanıtmıştır; “Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi ? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.” (Ankebut 29-51) Yine Rablerine, O’nun rızasına ve cennetine giden yolu göstermiş, iyilik adına ne varsa onu emretmiş, kötülük adına ne varsa onu da yasaklamıştır.

Rablerinin yanına vardıklarında nelerle karşılaşacaklarını onlara güzelce bildirmiş, meseleleri açıklığa kavuşturmuştur ve kalpler sapkınlıktan hidayete erene, hastalıktan kurtulup şifa bulana ve cehaletten kurtulana denk onları Rablerine yaklaştırıcı hangi kapı varsa aralamış ve hangi sorun varsa onu çözmüştür.

Bu durumda başka bir beşer onun kadar sevilmeye layık olabilir mi? Allahu Teala onun, ümmetinden yana hayırlı mükafatlandırsın.

Onun övgüye layık olan yanlarından biri de yaratılışından sahip olduğu güzel ahlaktır. Onun ahlakını inceleyen kimse bunun İnsanlık adına en hayırlı ve en güzel ahlak olduğunu anlar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en yücesi, en emini, en doğru sözlüsü, en cömerdi, en sabırlı ve en hoşgörülü olanıydı. Cahilin cahilce davranışı ancak onun hoşgörüsüne artırdı.

Abdullah Bin Amr radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den Tevrat’ta şöyle söz edildiğini bildirmiştir. “Muhammet benim kulum ve elçimdir. Ben onu mütevekkil diye isimlendirdim. O ne katı kalpli ne de kaba biridir. Çarşı pazar da bağırıp çağırmaz. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez. Fakat affede,r bağışlar. Bozulmuş olan dini onlar la ilahe illallah diyene kadar tam olarak ikame etmeden, kör gözleri ve kulakları paslanmış kalpleri onunla açmadan onun ruhunu kabzetmeyeceğim.” (Buhari)

İnsanlara en merhametli davranan, onlara en çok acıyan, dünya ve ahirette onlara en çok faydası dokunan, en fasih konuşan, maksadı ifade ederken az sözle çok mana ifade etmede en marifetli olan, gerektiğinde en fazla sabır gösterebilen, çarpışmada en yürekli davranan, söze ve emanete en sadık olan, iyiliğe kat kat fazlasıyla karşılık vermede en cömert davranan, en fazla tevazu sahibi olan, başkalarını kendine en fazla tercih edilen, arkadaşlarını en fazla koruyup gözeten, emrettiklerini ve yasakladıklarını en önce en güzel biçimde kendisi uyan ve akrabalık hakkına en güzel biçimde riayet eden yine odur.