Hazreti Peygamberin Sevmenin Neticesinde Dünya ve Ahirette Elde Edilecek Kazançların Hatırlanması

Bu kazançların bazıları şunlardır;

İman lezzetiyle saadet dolu bir yaşam sürmek. Enes radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah Sallallahu şöyle buyurmuştur; “Üç özellik vardır ki bunlar kimde bulunursa imanın tadına varır; Allah ve Resul’ünü herkesten fazla sevmek, sevdiğini Allah için sevmek, Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” (Buhari)

“Sizden biri beni çocuğundan, anne babasından ve tüm insanlardan daha fazla sevmedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmaz.” (Buhari) hadisinde ifade ettiği edildiği üzere imanın tamam olması ancak Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem’i sevmek ve Ona tazimde bulunmakla mümkün olur.

İtaat etmeyi, boyun eğip teslim olmayı ifade eden sevginin farziyetinde kuşku yoktur. “Hayır Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık konusunda Seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden içlerinde  hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam mânâsıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4/65)  Bunun için hiç kimsenin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in itaatinden  çıkıp emirlerini yerine getirmemesi caiz olmaz. Aksine emirlerine ve yasaklarına uyma ve bu emir ve yasaklarını daima nefsin arzularından önde tutmaz vaciptir.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sevmek -ki bu Allahu Teala’yı zikretmek anlamına gelir- sıkıntılardan kurtulmaya, huzur bulmaya ve günahların affına vesile olur. Allahu Teala şöyle buyurmaktadır; “İman edip yararlı işler yapanların ve Rableri tarafından hak olarak Muhammed’e indirilenlere inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltilmiştir.” (Muhammed 47/2)

Übey Bin Kab radıyallahu anh şöyle dedi; Gecenin üçte biri geçince Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyanıp kalktı ve “Ey insanlar Allah’ı zikredin yeri yerinden oynatacak bir sıra üflenecek. Arkasından ikincisi gelecek. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak. Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak.” buyurdu. Hazreti Peygamber’e ey Allah’ın Resulü ben Sana çok salavat getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir diye sordum. “Dilediğin kadar” buyurdu. Dualarımın dörtte birini salavata ayırsan uygun olur mu diye sordum. “Dilediğin kadarını ayır fakat daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur” buyurdu. Öyleyse duamın yarısını salavatı ayırayım dedim. “Dilediğin kadar yap fakat daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur” buyurdu. Ben yine şu halde üçte ikisi yeter mi diye sordum. “İstediğim kadar. Fakat arttırırsan senin için hayırlı olur” buyurdu. Öyleyse duayı ayırdığım zaman hepsini sana salavat getirsem nasıl olur? deyince “O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar” buyurdu.

Onu seven kimse Onun yanında müstesna bir yere edinir. Nitekim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisini seven ve bu sevgisini kıyamet gününe saklayan bir kişiye “kişi sevdiği ile beraberdir” buyurmuştur.