Hazreti Peygamberden Söz Ederken Saygıya Riayet Edilmemesi

Düşünen biri sohbet ve toplantılarda, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den bahsederken sanki bir seyyahtan sözü ediyormuş, sanki bir şairin yaşamından bahsediyormuşuz gibi davranmamızdaki manevi kabalığı hemen fark eder. Çoğu zaman konuşurken edebe riayet etmez, hadis okunurken saygı gösterilmez,  Nebevi heybet hissedilmez, nurani havanın tadını varılmaz, konuşmalarda hal ve hareketlerden laubalilik görülür ve hürmet gösterilmez. “Ey iman edenler seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi Peygambere yüksek sesle bağırmayın.”  Hucurat 49/2. işte ilahi edep budur. insanların edep anlayışı nerede, İslam’ın öğretisi olan edep nerede.

Nitekim Allah-u Teâlâ müfessirlerinde ifade ettiği gibi Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i “Ya Muhammed” diye ismiyle çağıran bir gruba böyle yapmalarını yasaklamıştır. Böyle yapan kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şahsına has olan Nübüvvet ve Risalet şerefini ondan çekip almış olur. Tabii bu durum her zaman geçerli değildir, ancak edep bunu gerektirir.

Abdurrahman Bin Mehdi hadis rivayet ederken yanında bulunanlara sessiz olmalarını tembih ederdi, o zaman konuşmalar kesilir, kalemler oynatılmaz, kimse gülümsemez ve sanki başlarında kuş varmış gibi yerlerinden kalkmazlar ve sanki namazda imiş gibi olurlardı. İçlerinden birinin tebessüm ettiğini veya konuştuğunu görürse ayakkabılarını giyer ve oradan çıkar giderd.i Anlaşılan o Hucurat suresinin ilk 3 ayetini Hammad Bin Zeyd’in yaptığı gibi bu manaya te’vil ediyordu.

İmam Malik Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in hadislerine büyük tanzim gösterirdi. Fıkıh müzakeresi için normal şekilde otururdu, hadis içinse önce boy abdesti alır, koku sürer, yeni elbiseler giyer, sarığını sarar, yerine huşu hudu ve vaka içerisinde otururdu. Meclisi de hadise tanzim için toplantı sürecinde kokulandırırdı.

Konunun önemine binaen müminlerin emiri Hz Ömer de yaşamında gösterdiği gibi irtihalinden sonra da Hazreti Peygamber’in nasıl sayı göstereceğini öğretmeye özen gösterirdi. Bu peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e bir vefa borcudur. İmam Buhari es Saib bin Yezid’in şöyle dediğini nakletmiştir; “Mescidde uyuyordum bir adam bana doğru bir çakıl taşı attı. Bir de baktım ki Ömer Bin Hattap bana git şu iki kişiyi bana getir dedi, o kişiler geldikten sonra kimsiniz ya da nerelisiniz diye sordu. Taifliyiz dediler.Bunun üzerine Ömer “şayet buralı olsaydınız canınızı yakardım Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin mescidinde yüksek sesle konuşulmaz” diyerek onları uyardı.”

Diğer Hazreti Peygambere Karşı Kaba Davranışlar Başlığı Altındaki Yazılarımız;

  1. Batında ve zahirde sünnetten uzaklaşılması
  2. Sahih hadislerin reddedilmesi
  3. Hz. Peygamberin yaşam biçiminden ve uygulamalarından sapılması
  4. Hazreti Peygamberden söz ederken saygıya riayet edilmemesi
  5. Sünnete ittiba edenlerden uzak durulması haklarında ileri geri konuştu onlarla alay edilmesi
  6. Mekanla ilgili sünnetlerin terk edilmesi
  7. Hazreti Peygamberin Hususiyetlerinin ve Mucizelerinin Tanınmaması
  8. Dinde bidat çıkarılması ya da bidatlere meyledilmesi
  9. Hazreti Peygamber hakkında ölçünün kaçırılması
  10. Hazreti Peygambere salat ve selam getirilmemesi
  11. Sahabenin kıymetinin bilinmemesi
  12. Hazreti Peygamber tazim edildiğinde tepki gösterilmesi