Gaflet Uykusu mu, Nimet Uykusu mu?

Elhamdülillahi Rabbil Alemin,
Salat ve selam âlemlere rahmet olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’e, ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

Allah Resulü Aleyhisselatu Vesselam’ın mübarek ellerinde yetişen Sahabe i Kiram’dan bize aktarılan ilk derslerden bir tanesi de uyku ahlakı. Uyku terbiyesi hayatımızda çok önemli bir yer alıyor. Çünkü doğru dürüst uyumayanlar doğru dürüst idrak edemiyor, öğrenemiyorlar Eğer uykunun Hakkı verilmezse, uyku sünnete uygun bir biçimde olmazsa, uyurgezer bir toplum oluşacaktır. Bugünlerde ne yazık ki biz bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Bir insan eğer namaz kılarken bile onlarca kez esniyorsa, bir arkadaşıyla konuşurken onlarca kez elini ağzına götürmek zorunda kalıyorsa, bir şeyler söyleniliyor duyulmuyorsa, hafızalar zayıflamışsa, beden gücünü kaybetmişse hayatımızda bir şeyleri eksik yapıyoruz demektir.

İslam toplumunun uyurgezer bir toplum haline gelmemesi gerekiyor. Batı standartlarına baktığınız zaman orada uykunun bir standardının olduğunu görüyoruz. Ama kendi ülkemize döndüğümüzde gerek bizi gereksiz yere oyalayan dinlenmemiz gereken zaman diliminde bizi ayağa diken dizilerle bu toplum oyalanıyor.

Uyku iki yönlü hem gaflet hem de nimet olabilir. Eğer biz sünnet üzere bir uyku uyuyorsak bu nimettir ama eğer sünnetten bir haber uyuyorsak bu bizim için gaflettir. Bu manada bir bilinç kazanabilirsek Allah’ın izniyle uykumuz nimet olan uyku olabilir.

Peki Gaflet mi, Nimet mi?

Bunu anlayabilmenin yolunu öncesinde gelin Uyku nedir onu öğrenelim. Ne yazık ki biz bunu da bilmiyoruz, bilmediğimiz için o Nimet’in farkında değiliz.

  • Uyku hayatın olmazsa olmazı olan bir ihtiyaçtır.
  • Uyku bedenin ve ruhun dinlenme vesilesidir.
  • Uyku dünyevi sıkıntılardan kurtulma aracıdır.
  • Uyku her yönüyle büyük bir mucizedir.
  • Uyku kulluğun ve ibadetlerin yerine getirilebilmesi için en önemli azıktır.
  • Uyku ölümün, uyanmak ise diriliştir.
  • Uyku sorumluluğu insan üzerinden kaldıran bir haldir.
  • Uyku dünyanın azığı, kabrin ve cennetin ise güzel bir hatırasıdır.

Sırayla gidelim. Uyku hayatın olmazsa olmaz bir ihtiyacıdır. İnsan açlığa dayanır, susuzluğa dayanır ama uykusuzluğa fazla dayanamıyor. Mesela 24 Saat geçtikten sonra vücut dengeleri başlıyor bozulmaya. Dolayısıyla bu insani bir ihtiyaçtır. Cenabı Hak bize Kuranı Kerimde uyku ile alakalı birçok yerde örnekler bildiriyor.Sinetün: Uyuklama

  • Nüâs (نعس): Derin olmayan uyku
  • Nevm: Uyku
  • Rukâd: Uzun uyku

Kuranda geçen ve günümüz teknolojilerinin açıkladığı uyku evreleri

Kuran bize uykunun farklı farklı olduğunu söylüyor. Günümüzde de aslında kuranın bize bildirdiği gibi uykunun evrelerinin olduğunu öğreniyoruz. Hala daha tam anlamıyla keşfedilmiş ve izah edilmiş bir mucize de değildir.

Allah bu işin mucize olduğunu da Rum Suresi’nin 23. ayetinde bize söylüyor.

“Geceleyin uyumanız, gündüz de lütfundan rızık aramanız O’nun varlığının belgelerindendir/mucizlerindendir. Bunlarda dinleyenler için büyük dersler vardır.” (Rum, 23)

İnsan uykudayken hafızasını ve bedenini yeniliyor. Farklı bir aleme kapı açıyor, rüyalar görülüyor ve beyin bu esnada sıkıntıları dertleri kederleri onarmak için harekete geçiyor. Tam anlamıyla keşfedilmemiş bir mucizedir.

Uyku, kulluğun ve ibadetlerin yerine getirebilmesi için en önemli azıktır. Eğer iyi bir uyku uyumamışsanız kıldığınız namazında lezzetini alamazsınız tuttuğunuz oruçta eğer çalışıyorsanız size ağır gelmeye başlar. Dolayısıyla bu manada belli başlı ibadetlerin yerine getirilebilmesi için yeteri kadar uyku şarttır.

Uyku, ölümün uyanmak ise dirilişin bir kardeşidir. Uyku, yarım ölüm; ölüm, tam uykudur. Burada size Kurandan bir ayet daha aktarmak istiyorum.

“Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O’dur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.” (En’am, 60)

Bu ayette Rabbimiz uykuyu ölüm olarak kullandığını görürsünüz. Allah resulü Aleyhisselatu Vesselam da bir hadisinde uyku ölümün kardeşidir demiştir. Bu sebeple uykuya yatarken okuduğu dualar vardır. Size iki tanesini aktaralım.

Bi’smike’llâhümme emûtu ve ehyâ
“Allah’ım! Senin isminle ölür ve Senin isminle dirilirim.”

 Elhamdülillah ellezi ehyana ba’de ma ematena ve ileyhi’n nüşur.
“Bizi öldürdükten sonra dirilten (uyuduktan sonra uyandıran) Allah’a (cc) hamdolsun. Dönüş ancak O’nadır.”

 Uyku sorumluluğu insan üzerinden kaldıran bir haldir.

Anaların anası Ayşe Anamız diyor ki 3 kimseden kalem kaldırılmıştır. Uyanıncaya kadar uyuyandan, aklı geri gelinceye kadar deliden, yetişkin oluncaya kadar çocuktan bu üçünden kalem kaldırılmıştır.

Yani adam uykuda diyelim ki rüyada bir şeyler gördü. Birisini öldürdü ya da uyurgezer uyku esnasında ne yaparsa yapsın uyku kişinin üzerinden sorumluluğu kaldırır.

Uyku dünyanın azığı kabrin ve cennetin ise güzel bir hatırasıdır. Burada anlıyoruz ki uyku sadece dünyada vardır. Resulullah efendimiz sahabeler aralarında cennet hakkında konuşurlarken Peygamber efendimiz onlara dünyada bir nimet vardır ki biz bunu cennette göremiyoruz oda uykudur. Peki cennette neden uyku yoktur. Çünkü sınırsız nimetler vardır.

Terbiye edilmiş bir uykunun sahipleri olamadığımız için terbiye edilmiş hayatlara sahip değiliz.

Kaynak: Siyer TV – Muhammed Emin Yıldırım – Muhteşem Ahlak Dersleri