Fatiha Suresi ve Tefsiri – İbni Kesir

Fatiha Suresi Mekke’de nazil olmuştur ve yedi ayettir.

1- Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

2- Hamd; alemlerin Rabbı Allah’a mahsustur.

3- Rahman’dır, Rahim’dir.

4- Din gününün malikidir.

5- Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz.

6- Bizi dosdoğru yola ilet.

7- Nimete erdirdiklerinin yoluna, Gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerinkine değil.

Fatiha suresi, Mekki (Mekke’de nazil olmuş) bir suredir. İbn Abbas, Katade ve Ebu’l – Aliye böyle zikrederler. Medine’de indiği de söylenir. Bunu Ebu Hüreyre, Mücahid, Ata İbn Yessar ve Zühri naklederler. İki kere nazil olduğunu, birinin Medine dönemine, diğerinin Mekke dönemine rastladığını söyleyenler de vardır. Birinci görüş daha doğrudur.

Bu surenin yedi ayet olduğunda ihtilaf yoktur. (Amr İbn Übeyd sekiz, Hüseyin el-Ca’fi ise altı ayettir der. Her iki kavil de şaz’dır). Ancak besmelenin başlı başına bir ayet olup olmadığı tartışmalıdır. Kufe’li Kurra’nın tümü ile sahabe ve tabiinden bir topluluğun görüşü böyledir. Daha sonra gelen bilginlerden de bir grup bu görüşe katılmıştır. Ayetin bir kısmıdır veya başlangıçta ayet değildir diyenler ise Medine’li Kurra’dır.

İmam Buhari, Tefsir kitabının başında der ki (Fatiha suresine) «Ümmü’l – Kitab = kitabın anası» adı verilmiştir; çünkü Mushafların yazılışına onunla başlanır ve namazda Kur’an okumaya Fatiha ile başlanır. Denildi ki, bu adın verilmesinin sebebi; Kur’an’ın bütün muhtevasının bu suredeki manaya raci’ olmasındandır.

İbn Cerir der ki: Araplar her işin bütününe veya başlangıcına —ardından gelen bölümler varsa— bu hepsinin önderi veya anası hükmünde olduğu için ona «ana» adını verirler. Nitekim beyni kaplayan «leriye başın anası adı verilir. Askerlerin altında toplandıkları sancağa da ana adı verilir.

İbn Cerir der ki: Mekke’ye «Ümmü’l – Kura = kasabaların anası» adının verilmesi hepsinin önünde yer almasındandır. Diğerleri ondan sonra gelmektedir.

Bu sureye Fatiha adı da verilir, çünkü Kur’an okunmaya onunla başlanır. Sahabe-i Güzin Mushaf-ı Şerifi yazmaya onunla başlamışlardır. «Seb’al – Mesani» adı verilmesi de doğrudur. Çünkü namazda iki kerre tekrarlanır ve her rek’atta okunur.

İmam Ahmed der ki; bize Yezid İbn Harun… Ebu Hüreyre’den nakletti ki Rasulullah (s.a.) Kur’an’ın anası hakkında şöyle buyurmuştur : «Fatiha Kur’an’ın anasıdır, o iki kerre tekrarlanan yedidir ve o yüce Kur’an’ın kendisidir.»

Ebu Hüreyre (r.a.)’dan nakletti ki, Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuştur:  «O (Fatiha) Kur’an’ın anasıdır. O kitabın fatiha’sıdır ve iki kerre tekrarlanan yedidir…»

Ebu Hüreyre (r.a.) nakletti ki, Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: «Elhamdülillahi Rabbi’l – Alemin, yedi ayettir. Bunlardan birisi Bismillahirrahmanirrahim’dir. O iki kerre tekrarlanan yedi ve yüce Kur’an’dır. O kitabın anası ve fatiha’sıdır.» Darekutni de aynı şekilde bu hadisi Ebu Hüreyre’den merfu olarak rivayet eder ve ravilerinin hepsinin de sika olduğunu söyler. Beyhaki de Hz. Ali, İbn Abbas ve Ebu Hüreyre’den rivayet eder ki, onlar «Seb’al – mesani» iki kerre tekrarlanan yedi tabirini fatiha olarak tefsir etmişler ve Besmelenin de bunun yedincisi olduğunu belirtmişlerdir.