Düşük yapan kadının lohusalığı ne kadardır?

Doğumdan veya düşükten sonra görülen kan nifas/lohusalık kanıdır. Klasik fıkıh kitaplarımızda düşükten sonra görülen kanın hükmü ele alınırken düşenin başka bir madde olmayıp cenin olduğundan emin olunabilmesi maksadıyla düşüğün el, ayak, parmak gibi organlarının belirip belirmemiş olduğu göz önünde bulundurulmuş, bu organları belirmiş olan ceninin düşürülmesi lohusalık kabul edilmiş, söz konusu organlar belirmemiş ise düşen cenin olarak görülmemiş, gelen kan da özür kanı kabul edilmiştir [Kâsânî, Bedâiu’s-sanâi’, I, 300-301; Merğînânî, el-Hidâye, I, 34]. Günümüz tıbbi bilgilerine göre bir kadının hamile olup olmadığı çok erken dönemlerde tespit edilebilmektedir. Bu itibarla, organları belli olsun ya da olmasın düşenin cenin olduğu bilindiğine göre, düşükten sonra görülen kan da lohusalık/nifas kabul edilmelidir. Düşüğün durumuna göre kanamanın süresi değişebilir. Nitekim Şâfiî ve Mâlikîlere göre de her durumdaki düşük lohusalık sebebidir [İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, I, 74; Ramlî, Nihâyetü’l-Muhtâc, I, 212; Desûkî, Hâşiye, I, 117]. Lohusalık hâlinin alt sınırı yoktur. Bu durum düşük yapan kadın için de aynen geçerlidir. Hanefî mezhebine göre üst sını- rı kırk gündür. Kırk günden fazla görülen kan nifas kanı de- ğil özür kanıdır. Lohusalık günlerindeki akıntı bir süre kesilip sonra devam ederse akıntının kesildiği günler de lohusalık hâ- linden sayılır [el-Ceziri, Kitabu’l-Fıkh Ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, s. 79-80] Şâfiî mezhebine göre de lohusalığın en azının sınırı yoktur, ancak üst sınırı 60 gündür [Şirbini, Muğni’l-muhtac, Beyrut, ts. , I, 185].