Büluğa eren ama ibadetlerini yerine getirmeyi reddeden bir gence anne babanın baskı yapması caiz midir?

İslam’da ibadetler dinin temeli, namaz da bu ibadetlerin en önemlisi kabul edilmiştir. Namaz, kelime-i şehadetten sonra İslam binasının üzerine kurulduğu beş esastan birincisidir. Akıllı ve erginlik çağına ulaşan her Müslümana farzdır. Farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Bu itibarla, akıl-baliğ olan Müslüman fertlerin ibadetlerini özellikle de namazı ihmal etmemesi gerekir. Öte yandan Kur’an’da; “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” [Tahrim, 66/6] buyrularak müminlerin aile fertlerine karşı olan sorumluluğu hatırlatılmakta, bir Müslümanın manevi mesuliyetinin sırf kişisel hayatıyla sınırlı olmadığına dikkat çekilmektedir. Hz. Peygamber de iyi terbiyeyi çocuğun babası üzerindeki hakları arasında zikretmektedir [İbn Mâce, Edeb, 3]. Bu yüzden müminlerin çocuklarına küçük yaştan itibaren namazı sevdirmeleri, çeşitli yöntemlerle onları namaz kılmaya alıştırmaları gerekir. Büluğ çağına erişen çocuk dinen ibadetlerini yerine getirmekle mükellef olduğundan sorumluluk kendisine aittir. Bununla birlikte bu devrede anne baba çocuklarını nasihat ederek desteklemeli, baskı ve şiddet uygulama yerine çocuklara sevgi, merhamet ve şefkatle yaklaşmalıdır. Ayrıca Hz. İbrahim’in yaptığı dua örneğinde olduğu gibi, çocuklarının namazı kılan ve kullukta daimi olanlardan olması için dua etmelidir [İbrahim, 14/40]. Anne babanın çocuklarına ibadet hususunda aşırı derecede baskı yapmaları ise olumsuz sonuçlara yol açacağı için dinen uygun değildir.

Yorumlar