Boşanmış kadın iddet süresince nasıl davranmalıdır?

Boşanma, evliliğin feshi ve ölüm gibi bir sebeple evliliğin sona ermesi durumunda kadının yeni bir evlilik yapmadan önce beklemesi gereken süreye iddet denir. Evlilik boşanma yoluyla sona ermişse ve kadın da hamile değil ise, âdet gören kadın üç hayız süresi iddet bekler. “Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.” [Bakara, 2/228]. Herhangi bir sebeple âdet görmeyenler ise, üç ay süreyle iddet beklerler. “Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır.” [Talâk, 65/4]. Buna göre boşanma ric’i talak (dönüş imkânı veren boşama) ile gerçekleşmiş ise eşler aynı evde oturmaya devam ederler. Bu esnada mahremiyet kurallarına dikkat etme mecburiyetleri yoktur. Bu, ric’ate (erkeğin eşine dönmesine) zemin hazırlaması açısından teşvik de edilebilir. Dönüş gerçekleşmeden iddet sü- resi dolduğunda boşama kesinlik kazanır ve eşler ayrılır. Bâin ve beynunet-i kübra yani üç nikah bağının da koparıldığı durumlarında ise iddet süresi bitinceye kadar eşler, başka imkân bulamazlarsa ayrı ayrı odalarda kalmak ve mahremiyet kurallarına dikkat etmek şartıyla aynı evde oturabilirler. İddet bittikten sonra birbirleri için iki yabancı durumuna geleceklerinden artık aynı evde kalmaları caiz değildir [Serahsi, el-Mebsut, VI, 34, 36; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, Mekke, III, 382]. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), kocasının boşadığı Fatıma binti Kays’a, kocasının evinden ayrılmasını söylemiş ve onu mahremiyet sınırlarına riayet edebileceği bir yere yerleştirmiştir [Müslim, Talak, 36]. Boşama iddetinde yas tutmanın gerekliliği fakihler arasında tartışmalıdır. Boşanma iddeti bekleyen kadına evlilik teklifinde bulunulamaz. Hanefî- ler, ric’i talakta olduğu gibi bâin talak iddeti bekleyen kadına da üstü kapalı teklifin caiz olmadığı kanaatindedir.