Boşanan kadına kocasının ne kadar süre ile nafaka vermesi gerekir?

İslam, evlilik hayatında kocaya vermiş olduğu hak ve yetkilerin yanında birtakım görev ve sorumluluklar da yüklemiştir. Bunlardan birisi de kocanın eşinin temel ihtiyaçlarını makul ve normal ölçülerde karşılama ve giderme görevidir. Bu, evlilik akdinden doğan bir sorumluluktur. Kadının zengin veya fakir, müslim veya gayrimüslim olması sonucu değiştirmez. Kur’an’da iddet bekleyen kadına kocasının evinde ikamet etme hak veya yükümlülüğü getiren ve iddet süresince kadına zarar verilmemesini emreden ayetler, bu süre zarfında kadın için nafaka hakkını da öngörmüş olmaktadır: “Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın.” [Talâk, 65/6]. Bu ayetin anlamından hareketle Hanefî mezhebine göre ric’î ve bâin boşamanın yanı sıra istisnalar olmakla birlikte fesih iddeti bekleyen kadınların yiyecek, giyecek, mesken gibi ihtiyaçlarının giderilmesi boşayan kocasına aittir [el-Meydânî, Lübâb, I, 292]. İslam hukukuna göre kadının kocası üzerindeki nafaka hakkı evlilik süresi ile, evlilik sona erdiğinde ise iddet süresi ile kayıtlıdır. Nafakanın miktarını belirlemede âlimlerin çoğunluğuna göre kocanın ekonomik durumu dikkate alınır [Zekiyyüddin Şaban, el-Ahkâmü’ş-Şer’iyye fi’l-Ahvâli’ş-Şahsiyye, 324]. Ancak Şâfiî mezhebine göre boşanan kadına nafaka dışında müt’a adı altında bir tazminat verilir. Bunun miktarı ise örfe veya hâkimin takdirine göre belirlenir. [Bkz. Şirbini, Muğni’l-muhtac, III, 317-319] Bu itibarla, mahkemenin kadının lehine takdir edeceği tazminat bu çerçevede değerlendirilebilir.