Bir kocanın hanımını dövme yetkisi var mıdır?

Kur’an-ı Kerim, erkeklerin kadınlarla iyiliğe ve güzelliğe dayalı bir ilişki içerisinde olmalarını emretmektedir [Nisâ, 4/19]. Peygamberimiz (s.a.s.) de, “Sizin en hayırlınız ailesine en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı sizin en hayırlınızım.” [İbn Mâce, Nikâh, 50] buyurmuştur. Allah Resûlü hiçbir zaman eşlerini dövmemiş, Müslümanları eşlerine kötü davranmaktan şöyle men etmiştir: “Hanımlarınıza yediğinizden yedirin. Giydiğinizden giydirin. Sakın onları dövmeyin ve onlara incitici söz söylemeyin.” [Ebû Dâvûd, Nikâh, 41]; “Nasıl oluyor da sizden biri karısını köle döver gibi dövüp, sonra da gece onunla yatabiliyor!” [Buhârî, Nikâh, 94]. “Eşlerini döven kimselerin sizin hayırlılarınız olduğunu sanmayın.” [Ebû Dâvûd, Nikâh, 41-42]. Anlaşıldığı üzere aslolan ailede meselelerin iyilik, güzellik, istişare ve karşılıklı anlayış esasına göre yürütülmesidir. Çünkü İslam’ın öngördüğü ve kurulmasını arzu ettiği aile, bireyleri birbiriyle boğuşan, biri diğerinin açığını arayan, birbirlerine karşı yetki çekişmesine giren bir aile değildir. Tam tersine birbirini bütünleyen, karşılıklı anlayış, fedakârlık, sevgi ve saygı esasına dayanan bir ailedir.Diğer taraftan aile kurumunu oluşturan, yöneten, yönlendiren dinî, ahlaki, hukuki kurallar vardır. Taraflar söz konusu kuralları bozar, hakları çiğnerse düzeni sağlamak ve adaleti gerçekleştirmek üzere çeşitli tedbirler devreye girecektir. Nisâ suresinin 34. ayetinde hukuka başkaldıran, meşru aile düzenini bozmaya kalkışan, ailede merhameti değil şiddeti yaşatan (nâşize) kadına karşı erkeğin atacağı adımlar sırasıyla öğüt vermek, yatakta yalnız bırakmak ve son çare olarak dövmek şeklinde sıralanmıştır. Fıkıh kitaplarında dövmenin kadına zarar vermemesi, iz bırakmaması, yüze vurulmaması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak ayette zikredilen son seçenek istisnai bir uyarı ve tedbirdir. Böyle bir tedbirin fayda vermeyeceği, tam tersine zarar getireceği bilinen durumlarda kesinlikle bu seçeneğe başvurulmamalıdır. Zira İslam dini aileyi kutsal saymış ve onun korunmasına büyük önem vermiştir. Bu dinin ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’in, aile yuvasına zarar verecek herhangi bir uygulamayı tasvip etmesi düşünülemez. DIYANET