Bazı kimseler namaz kılmamanın şirk ve küfür olduğunu iddia ediyorlar. Bunların sözleri ne derece geçerlidir?

Namaz kılmayan bir kimseyi küfür ve şirkle itham etmek yerine ona, namazın manasını ve mahiyetini tatlı bir sohbet havası içinde açıklamak gerekir. İnsanın namaz kıldığı takdirde kendisini yoktan var eden Yaratıcısının huzuruna çıktığı, Onunla doğrudan muhatap olduğu, Cenab-ı Hakkın rızasına ancak namaz kılmakla erişileceği kendisine anlatılmalıdır. Peygamber Efendimiz, Sahabe-i Kiram ve diğer büyük zatlar da insanları hep yumuşaklıkla, güzel muamele ile, ibadete teşvik etmişler, onları ürkütüp korkutmadan uzak durmuşlardır.

Namaz kılmak, imandan sonra gelen en büyük hakikattir. Bundan dolayıdır ki, Kur’an-ı Kerimde yüze yakın yerde namazdan bahsedilmektedir. Hiçbir ibadete bu kadar ehemmiyet verilmemiştir. Çünkü namaz, mü’minin Rabbiyle olan en yakın münasebetidir. Namaz kılmayan insan bu münasebeti zayıflatmış, kendisini nefis ve şeytan gibi düşmanların arasına atmış olur ki, asıl büyük tehlike budur.

Namazla ilgi bütün âyetler, hep insanları namaza teşvik ederler. Bu konuda bazı âyet meâlleri:

“O mü’minler ki, gayba iman ederler, namazlarını kılarlar.” (Bakara, 2/3)

“Namaz ancak Allah‘tan hakkıyla korkanlara ağır gelmez.” (Bakara, 2/45)

“Mü‘minler namazlarını muhafaza ederler.” (Müminun, 23/9)

“Namaz insanı kötülüklerden ve kötü sözlerden alıkoyar.” (Ankebut, 29/45)

“Benim mü’min kullarıma söyle, namazlarını kılsınlar.“ (İbrahim, 14/31)

Hadis-i şeriflerde de aynı hususları görmemiz mümkündür. Namazla ilgili hadisleri gözden geçirdiğimizde, hep namaz kılmanın fazilet ve sevabından bahsedildiğini göreceğiz.

Fakat,

”İnsan ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır.“ (Müslim, Îmân 134; Ebû Dâvûd, Sünnet 15)

“Münafıklarla bizim aramızdaki ahid namazdır.” (Tirmizî, Îmân 9; Nesâî, Salât 8)

meâlindeki hadisleri İslâm âlimleri, “namazın farziyetini inkâr eden, namaz kılmamayı helâl sayan” şeklinde izah etmişlerdir. Yoksa, namazı Allah’ın emri kabul eden ama kılmakta tenbellik gösteren insan için şirk ve nifak söz konusu olamaz.

İbni Abidin ise Reddü’l-Muhtar isimli eserinde namaz bahsinin baş taraflarında, “Namazın farziyetini inkÂr eden kafir olur. Umursamayarak, yani tembelliğinden dolayı kasten terk eden kimse ise günahkÂr olur.” demektedir.

Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır. Büyük günahları işleyenin kafir olacağını sadece batıl bir mezhep olan Mutezile mensupları söylerler. Fakat devamlı sûrette namaz kılmayan insanın imanının da zamanla bir takım tehlikelere maruz kalabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.

Kaynak: sorularlaislamiyet.com