Ashabı Dost Edinmek

Sahabeyi dost edinmek, onların iyiliklerini, üstünlüklerini anmak ve aralarında çıkmış olan tatsızlıklara göz yummaktır. Biz Allah’ın ve Resul’ünü sevenleri severiz. Onları sevmek bizi Allahu Teala’nın ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin sevgisine götürür. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sevdiklerini sever, öfke duyduklarına da öfke duyarız. Bu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i seven kimsenin takınması gereken bir tavırdır.

Bir defasında peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem sevdiği kimsenin bir yakınının sesini işitince büyük bir sevinç göstermiştir. Aişe radıyallahu anh şöyle demiştir; “Hatice’nin kardeşi Hale Bint Huveylid  Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanına girmek için izin istedi. Hatice’nin kardeşinin sesini duyan Allah Resulü Hatice’nin izin isteyişini hatırlayıp sevinçle irkildi ve “Allah’ım Hale Bint Huveylid” dedi. Ben de bu durumu kıskandım.” (Buhari)

Bir koyun kesildiğinde “bunu Hatice’nin dostlarına götürün”. Buhari buyururdu.

Yine Allah Rasulü “Bir kimse bir şeyi sevdimi onun sevdiklerini, ona benzeyen şeyleri ve onunla irtibatlı olan her şeyi de sever.” (İbni Hacer) buyurmuştur.

Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem bazı kimselerin asabını ayıplayıp kınayacağından endişe etmiş ve şöyle buyurmuştur; “Ahsabıma kötü söz söylemeyin. Sizden biri Uhud Dağı kadar altın infak etse onların İnfak ettiği ne bir müddün ne de yarım müddün sevabına ulaşabilir.” (Buhari) Bu durum sahabilerin tamamı hakkında geçerlidir.

Ensar hakkında ise Enes Radıyallahu An şu rivayettei nakletmiştir; “Ebubekir ve Abbas Radıyallahu anhüma ensardan bir cemaatin yanından geçiyorlardı. Cemaat ağlıyordu Ebubekir ya da Abbas ne için alıyorsunuz diye sordu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bizimle oturup sohbet ettiği anları hatırladık dediler. O da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gidip bunu haber verdi. Bunun üzerine Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem başına bir bürdenin kenarını sarmış vaziyette mescide gidip minbere çıktı- ki bu son çıkış olmuştur- Allah’a hamd ve Senada bulunduktan sonra “Size Ensar’a iyi davranmanızı vasiyet ediyorum. Çünkü onlar benim hem canım hem de bedenimdir. Onlar üzerlerine düşeni yerine getirdiler. Geriye kendileri için olan cennete girmek kalmıştır. Onların iyiliklerinden gördüklerinizi kabul edin, kusur edenlerin de kusurlarını affedin.” buyurdu. (Buhari) Buhari’de yer alan diğer bir rivayette ise “insanlar çoğalırken onlara azalacak” denilmektedir.

İbni Hacer fethul bari de bu kısmı şöyle açıklamıştır; Yani Ensar azalacak burada Arap olan ve Arap olmayan kabilelerin İslam’a gireceğine işaret edilmektedir. Bu kabileler ise ensardan kat kat fazladır. Bu kabileler ne oranda artarsa Ensarda o kadar azalacaktır. Dolayısıyla Ensar diğerleri nispeten daima azınlıkta olacaktır.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin mutlak olarak Ensar’ın azalacağını Vakıf olup bunu haber vermiş olması da muhtemeldir. Nitekim azalmışlardır. Çünkü şu an yaşayan ve Ali Bin Ebu Talip Radıyallahu anh’ın soyundan geldikleri kesin olan kişilerin sayısı, yine şu an yaşayan ve Evs ve hazrec kabilelerinin oldukları kesin olan kişilerin sayısından kat kat fazladır. Delilsiz olarak onların soyundan geldiklerini iddia edenlere ise itibar edilmez . (ibni Hacer)