Kadın mehir olarak mal olmayan bir şey isteyebilir mi?

İslam’da satışı veya kullanılması mübah olan her şey mehir
olarak verilebilir. Taşınır ve taşınmaz mallar, zinet eşyası, standart
(mislî) olan şeyler ve hatta taşınır veya taşınmaz bir maldan
yararlanma hakkı da bunlar arasındadır [Kâsânî, Bedâi, II, 279].
Mal olarak ekonomik karşılığı olmayan ve sadece taat olan bir
şeyin mehir olarak verilip verilemeyeceği, Kur’an-ı Kerim’i veya
dinî hükümleri öğretmenin mehir sayılıp sayılmayacağı fakihler
arasında tartışılmıştır. Hanefîler mehrin maddî değeri olması
ilkesinden hareketle bunu caiz görmezken [Kudûrî, el-Kitâb,
3/14; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, 3/317] diğer bazı mezhepler Kur’an
ve fıkıh öğretimi gibi işlerin mehir olabileceğini söylemişlerdir
[İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, İstanbul 1985, II, 15, 16; Şîrâzî, et-Tenbîh, s. 166;
Şevkânî, es-Seylü’l-Cerrâr, 2/277; Hallâf, Ahkâmu’1-Ahvâli’ş-Şahsıyye, s. 76; Şa’bân,
el-Ahvâlü’ş-Şahsıyye, s. 239]. Kadının evleneceği erkekten mehir olarak
kendisini hacca götürmesini istemesi konusunda da aynı
ihtilaflar geçerlidir.
Diğer taraftan evlenecek kadının mehir olarak muhatabının
“namaz kılmasını, oruç tutmasını, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlık
veya haramları terk etmesini istemesi” -bunlar zaten kişinin
yerine getirmesi gerekli görevler olduğu ve kadına doğrudan
bir fayda sağlamadığı için- mehir olarak kabul edilemez.
Çünkü Kur’an-ı Kerim’de kendileri ile evlenilmesi helal olan
kadınlarla ilgili olarak “mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz…” [Nisâ, 4/24] ifadesi yer almaktadır ki, bu durum bu tür
şeylerin mehir olmasına engeldir.(Diyanet)

Yorumlar