Hz. Ebu Bekir

Elhamdülillahi Rabbil Alemin,
Salat ve selam âlemlere rahmet olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’e, ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

Hz. Ebu Bekir’in annesi Ümmül Hayr Selma bint-i Sahr’dan doğan oğlan çocukları yaşamıyordu. Bu yüzden ilk doğacak oğlan çocuğuna Abdülkabe( kabenin kulu) ismini vermeyi ve Kâbe hizmetine vakfetmeyi adamıştı. Fakat Resûlullah, âdeta parmağa değil onun gösterdiğine dikkatleri çekerek kulluğun mekândan ziyade mekânların Rabbi olan Allah’a yapılması gerektiğine işaret ediyordu. Bu sebeple Hz. Ebû Bekir’in Abdulkâbe (Kâbe’nin kulu) olan ismini, Abdullah (Allah’ın kulu) olarak değiştirmişti.

Hz. Ebû Bekir, Peygamber Efendimizden birkaç yaş küçüktü. Babasının adı Osman’dı, fakat lakabı olan “Ebû Kuhâfe” ile meşhur olmuştu. Annesinin adı ise, “bütün iyiliklerin anası” manasına gelen Ümmü’l-Hayr idi. Hanımının ismi Zeynep, künyesi de Ümmü Rûman’dı. Bundan önce Kuteyle ile evliydi; Ümmü Rûman’ın vefatından sonra da Esmâ bint-i Ümeys ile evlendi.

Hz. Ebû Bekir’in üçü kız, üçü de erkek olmak üzere altı çocuğu dünyaya geldi: Bunlar Hz. Âişe, Abdullah, Esmâ, Abdurrahman, Ümmü Gülsüm ve Muhammed (r.a.) idi.

Bedir savaşına kadar müşrik kalan oğlu Abdurrahman dışında bütün ailesi Müslüman olmuştur. Hz. Ebû Bekir’in Hz. Muhammed’den (sav) bir veya üç yaş küçük olduğu zikredilmiştir.

Künyesi: Ebû Bekir ( ilklerin babası )

Bekir isimli bir çocuğu olmadığı halde kendisine niçin bu künyenin verildiği konusunda farklı rivayetler bulunmaktadır. Bekir kelimesi bünyesinde, acele etmek, öne geçmek, yağmurun ilk damlası, bir şeyin ilki, namaza ilk vaktinde yetişmek, insanın ilk çocuğu, ağacın ilk meyvesi, verimli toprak gibi anlamları barındırmaktadır. Barındırdığı anlamların hemen hepsinde “ilk olma” özelliği göze çarpmaktadır. Hayatını incelediğimizde göreceğiz ki bu isim Hz. Ebû Bekir’in hayatının tek kelime ile özeti: İlk iman edenler arasında yer alması, yapılacak hayırlarda ilk öne atılanlardan olması, ilk halife oluşu…

Lakabı: Sıddık (çok samimi, çok sadık, doğru sözlü).

Resûlullah (sas)’ın söylediklerini tasdik etmede, -özellikle de İsrâ gecesinin sabahında- herkesten önce davrandığı için Cebrail’in ifadesinin ardından Resûlullah tarafından Sıddık lâkabı verilmiştir.

Servetini Allah yolunda harcayıp eski elbiseler giydiği için Zü’l-hilâl; Allah korkusu, O’na yönelişindeki derinlik ve çok merhametli olduğu için Evvah lâkaplarıyla da anılmıştır.

Hz. Peygamber (as), Hz. Ebû Bekir (ra)’e bakarak:  “İşte bu, Allah’ın cehennemden azat ettiği (Atîkullah)’dir.” buyurmuştur.

İlk halife: Halifetu Resûlillah.

Hz. Hatice’den sonra Peygamberimiz’e (Sav) ilk iman eden odur. Hz. Ebubekir’in (ra) Ümmi Rüman adlı eşinden dört çocuğu olmuştur. İsimleri Abdullah, Aişe, Esma ve Abdurrahman’dır. Hz. Muhammed’in (Sav), Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Aişe ile evlenmesinden dolayı kayınpederidir. İslamı kabul eden ilk yetişkin erkek ve Müslümanların ilk halifesidir. Ebu Bekir için Peygamber Efendimiz (sav) “Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebu Bekir’in imanı bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı.” demiştir.