Eşine “kardeşimsin” ya da “anam bacımsın” diyen kocanın nikâh durumu nedir?

Eşine, “Sen benim kız kardeşimsin!” ya da “anam bacımsın” diyen kişi bu ifadesiyle boşamayı kastetmişse eşi kendisinden bir bâin talakla boş olur. Zira bu söz, kinaye türü kelimelerden sayılmaktadır. Kinaye türü kelimeler söylenildiği ortam (karine-i hal) ve niyete göre hüküm ifade eder. Boşama kastıyla kullanıldıklarında bâin talak meydana gelir [İbn Nüceym, el-Bahru’r-Râik, III, 326]. Ancak eşler isterlerse yeni bir nikâhla evliliklerini devam ettirebilirler. Bu durumda evlilikleri, daha önce bir ayrılık vuku bulmamış ise iki nikâh bağı ile devam eder. Eğer kişi bu sözleriyle zıhar yapmayı kastetmiş ise, bu durumda zıhar keffareti ödemesi gerekir. Zıhar, bir erkeğin eşini, annesi, kız kardeşi, halası, teyzesi gibi kendisiyle evlenmesi ebedî yasak olan bir kimseye veya bunların sırtı, karnı, baldırı vb. gibi bakılması haram olan bir uzvuna benzetmesidir. Zıhar yapan kimsenin, kefaret ödemeden eşiyle cinsel ilişkide bulunması, ona dokunması ve öpmesi haramdır [İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 470, Mısır, 1966]. Zıhar kefareti, zıharda bulunan kişinin 60 gün peş peşe oruç tutması, buna gücü yetmez ise 60 fakiri doyurmasıdır [Mücâdele 58/3-4]. Kefaret olarak tutulacak oruç günlerinin arasında Ramazan günlerinin, Ramazan Bayramının birinci ve Kurban Bayramının dört gününün bulunmaması gerekir. Diğer taraftan kişi hanımına sevgi ve saygısını göstermek maksadıyla “anamsın, bacımsın.” derse, mekruh olmakla birlikte bundan dolayı herhangi bir kefaret gerekmez [İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, Mısır 1975, II, 104-110; Şevkânî, Neylü’l-evtâr, Beyrut 2004, 1285- 1290; Cezîrî, Kitabü’l-Fıkhi ala Mezâhibi’l-erba’a, Beyrut 2001, 1079-1090]. Herhangi bir kastı olmaksızın sırf ağız alışkanlığıyla böyle şeyler söylenmesi durumunda bir şey gerekmez.