Bir kadın dinen hangi durumlarda boşanmayı talep edebilir? Eşin şiddet uygulaması, çocuk istememesi, cinsel haramlar talep etmesi ve geçimsizlik gibi durumlar dinen boşanma sebebi sayılır mı?

Eşlerin karşılıklı olarak birbirlerinden nefret etmeleri, haksız davranışları, evliliğin gereği olan hukuka riayet etmemeleri, kocanın hanımını haram bir fiili işlemeye zorlaması gibi fena muamele ve geçimsizlik (nüşuz ve şikak) hallerinde ilk aşamada ne yapılması gerektiğini Kur’an-ı Kerim şöyle açıklamaktadır: “… Eğer karı ile kocanın aralarının açılmasından endişelenirseniz o zaman kendilerine erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah, aralarındaki dargınlık yerine uyuşma lütfeder…” [Nisâ, 4/35]. Ayet-i kerime, eşler arasında baş gösteren geçimsizlik hâllerinde hakemler aracılığıyla anlaşma sağlanmasını emrederek evliliğin devamından yana gayret sarf edilmesini önermektedir. Buna rağmen ara bulunamaz, kötü muamele ve geçimsizlik devam edecek olursa Malikîler, hem zarar gören kadının hâkime müracaatla tefrik talebinde bulunabileceğini hem de ıslah için görev alan hakemlerin, karı-kocanın vekâlet vermesine gerek kalmadan bedelli ya da bedelsiz tefrik haklarının bulunduğunu söylemişlerdir [İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, 2/81]. Hanefî ve Şâfiîler ise, hakemlerin boşama yetkisinin ancak koca tarafından kendilerine boşama vekâleti verilmesi hâlinde söz konusu olabileceğini belirtmişlerdir [Şâfiî, el-Ümm, V, 286; Cassas, Ahkamu’l-Kur’an, II, 271; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, Mekke, III, 250-252]. 1917 tarihli Osmanlı Hukûk-ı Aile Kararnamesi, Malikî mezhebinin ictihadını benimsemiş ve konuyla ilgili olarak şu düzenlemeyi yapmıştır: Eşler arasında geçimsizlik çıkıp da mahkemeye müracaat edildiğinde mahkeme her iki taraftan birer hakem tayin eder. Hakemler eşlerin arasını düzeltemezse ve kusur da kocada bulunursa hâkim karı kocayı ayırır. Kusur kadında ise mehir miktarı üzerinden bedelli boşamaya (muhala‘a) hükmeder. Hakemler kararda birleşemeyecek olursa yeni bir hakem heyeti seçilir. Hakemlerin vereceği kararlar kesindir ve onların değerlendirmelerine göre hâkimin vereceği tefrik hükmü bir bâin talak sayılır [md. 130].

Yorumlar